Göğüs büyütme ameliyatı düşünen her hastanın atması gereken ilk adım bir plastik cerraha başvurmak olmalıdır.
Herhangi bir estetik ameliyat uygulanmadan önce sağlanması gereken en önemli etkenlerden biri duygusal kararlılıktır. Göğüs büyütme ameliyatı göğüslerinizi şekillendirir fakat hayatınızı şekillendirmez.
Protezler kas altına (Pektoral kas) veya kas üzerine yerleştirilirler. Bu tercih hasta ve doktoru arasında ameliyat öncesinde mutlaka konuşulmalı ve tartışılmalıdır. Her iki tekniğinde kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır.
Protezin kas altına konduğu vakalarda iyileşme süresi daha uzundur. Çünkü protezin kas tarafından yukarıya doğru çekilmemesi için kasın göğüs kemiği ile birleştiği en alt noktalardan yaklaşık 4 cm.lik bir kas kesisi yapılması gerekmektedir. Hasta ilk 4 - 7 gün rahatsız edici ağrı çekebilir; kolunu hareket ettirmekte zorlanabilir. Bunun sebebi kasın altına yerleştirildiği pektoral kasın aynı zamanda kolumuzu kaldırmaya yardımcı bir kas olmasıdır. Altına yerleştirilen protez sebebiyle bu kas gerildiğinden başlangıçta bu sorunlar olur fakat hasta ilk bir hafta sonunda oldukça rahatlar. Hastanın meme dokusu çok az ise genellikle kas altı yerleşim tercih edilir, böylece protezin üzerinde pektoral kas olduğundan fark edilmemesini sağlamış oluruz.
Hastanın meme dokusu hacmi çok az değilse protez meme dokusu altına konabilir çünkü üzerini örtecek meme dokusu vardır, daha etkili büyütme sağlar, daha doğal bir görüntü sağlar, ameliyat nispeten daha kolaydır. Özellikle meme dokusu az olan bayanlarda ve özellikle memenin dış-yan kısımlarında protez ele gelebilir. Protezler nereden konursa konsun hem meme altına hemde göğüs kası altına yerleştirilebilir. Tüm yöntemlerde iz kalır. Burada amaç, izi saklamaktır. Yinede tüm bu yöntemler sonucu kalan izler zaman geçtikçe silikleşecek ve sonunda fark edilmeyecek kadar az belli olacaklardır.
Meme başı etrafında ki halkanın alt yarısında hilal şeklinde bir kesi yapılır. Yani iz, sutyen yada bikini üstü giyilmediği zaman görülebilecek bir yerdedir fakat buradaki dokuda genellikle belirgin bir iz kalmaz. Protez meme başından yerleştirilirken meme dokusu azda olsa kesilebilir; fakat bu kesinlikle emzirmeye etki edecek derecede değildir. Hem meme başından protezi yerleştirmek hem de meme dokusunu hiç kesmemek de mümkündür. Meme başından girildikten sonra göğüs kasına kadar cilt altı dokudan ilerlenirse meme dokusu hiç kesilmemiş olur. Meme başı çok küçükse yada konacak protez büyükse protezin meme başından yerleştirilmesi zor olabilir. Meme başı etrafındaki halkanın çapı 3 cm ve altıda ise buradan yerleştirme işleminde kesi cilde taşabilmektedir. Bu istenmeyen bir durumdur. Bu gibi durumlarda meme başı tercih edilmemelidir.
Protez meme katlantısından yerleştirildiğinde meme dokusuna kesi yapılmaz, emzirme ile ilgili bir problem ortaya çıkmaz, kanama kontrolü güvenli bir şekilde yapılmış olur, istenilen yapı ve büyüklükteki protez yerleştirilebilir, iz meme altında kalır ve pratikte görülebilecek bir yerde değildir. Kalan iz, sutyen yada bikininin üstü giyilmese dahi belirgin, görülebilecek bir iz değildir. Ben yukarda saydığım avantajlar nedeniyle bu kesiyi tercih etmekteyim.
Protezler koltuk altından da yerleştirilebilir ve o zamanda koltukaltında bir iz kalır, meme üzerinde iz olmaz. Bu yöntemin dezavantajı endoskop yardımı gerektirmesi, kanama kontrolünde risk taşıması, protezin yerleştirileceği alanın oluşturulmasında yetersiz kalma ihtimali, kullanılacak protezin mutlaka serum fizyolojik ile doldurulabilen protezlerden seçilmesi ve kolsuz bir gece kıyafeti giyildiği zaman yada plajda izin görülebilme riskidir. Meme üzerinde iz bırakmadığı için bazı hastalarca tercih edilebilir. Buradan katı silikon jelli meme protezleri yerleştirilemez.
Göğüs protezinin yerleştirilebildiği bir başka yer ise göbek deliğidir. Bu teknik ise henüz popülarite kazanmamış bir tekniktir. Bu teknik de endoskop yardımına ihtiyaç duyar ve koltukaltı bölgesinden yerleştirmenin dezavantajlarına sahiptir. En önemli avantajı izin en iyi gizlenebilen yerde olmasıdır.
 

 

Ayrıntılar

Doğumdan yaşlılığa dek olan süreç içerisinde göğüs belki de insan vücudunda en fazla değişime uğrayan organdır. İlk adetten bir yada iki yıl kadar önce kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteronun etkisi ile göğüsler büyümeye başlar. Doğurgan olunan süreç içerisinde göğüsler adet dönemleri ile paralellik gösteren ve kadınlık hormonlarının kandaki düzeyleri tarafından tetiklenen aylık değişimler geçirirler. Hamileliğe hazırlanıyormuşçasına her ay süt bezleri aktif hale geçerler ve göğüsler şişer, hormon değerlerinin normale dönmesi ile süt bezleri yeniden aktif olmayan hale dönerler.

 

Burun Estetiği Ankara, Göğüs Estetiği Ankara, Erkeklerde Meme Büyümesi-Jinekomasti Ankara, Kepçe Kulak Ankara, Lazer Epilasyon Ankara, Liposuction Ankara, Göğüs Büyütme Ankara, Göğüs Dikleştirme Ankara, Göğüs Küçültme Ankara, Lazer Epilasyon, Burun Estetiği